http://images.socialpano.com/

Anadolu Platformu

Platform olarak temel misyonumuz; üretip geliştireceğimiz model, ürün ve projelerle ve en önemlisi yetişmiş insan gücümüzle insanımızın tarihiyle, değerleriyle ve evrensel insani duyarlılıklarla yeniden buluşturulması ve dinimizden, tarihimizden, kültürümüzden ve insan zenginliğimizden kaynaklanan potansiyelimizin ortaya çıkarılması çabalarına katkı sağlamaktır.

Anadolu Platformu Manifestosu

SÜREÇ

İçinde yaşadığımız bu coğrafyanın yakın tarihindeki İslami süreci üç dönemde ele alınabilir. Bu dönemlerin her biri, özelliklerinden dolayı farklı çalışma yöntemleri gerektiren zaman dilimleri olmuştur. Her bir dönem, kendinden sonraki dönemi hazırlamış, tecrübeden süzülen doğrularla yeni dönemlere ulaşılmış ve yeni dönemlerde de sürecin gerektirdiği metotlar geliştirilerek kullanılmıştır.

Bu dönemlerin her biri, genelde dünyanın, özelde ülkemizin kaydettiği sosyal, siyasi, ekonomik ve kültürel değişim, dönüşüm ve gelişimlerle paralellikler göstermiştir.

UYANIŞ DÖNEMİ

İlk dönem insanımızın değerleriyle yeniden buluşma dönemi olarak görülebilir. Bu dönem ayrıca kendinin farkına varma evresidir. Modern dünya karşısında zayıflık ve yenilgi duygularının harekete geçirdiği ve modern dünyanın yok edici etkisine karşı bir direniş ve varlık mücadelesi veren düşünürlerin geliştirdiği anlayış, bu dönemi şekillendirmiştir. İslam dünyasının hemen her coğrafyasında nükseden bir takım siyasal farklılaşmalar ülkemizde de yeni bir sisteme geçiş süreci ile kendini göstermiştir. Bu süreçle başlayan uyanışın kökleri, Cemalettin Afgani, Muhammed Abduh, Mehmet Akif, Said Halim Paşa, Elmalılı Hamdi, Ahmed Naim, Said-i Nursi, v.b. mümtaz simalara kadar uzanmaktadır. Söz konusu dönem ele alındığında hemen her İslam coğrafyasında bir uyanış hareketinin olduğu gözlenir. Ülkemiz açısından çok partili sisteme geçişle yeni bir evreye giren bu süreçte “Milli Şef” dönemi uygulamalarının belirleyici unsur olduğu muhakkaktır. Gidişat, aynı zamanda uyanışın siyasi bir mahiyete bürünmesini de beraberinde getirmiştir.

BİLGİYE DAYALI İMAN HAREKETİ

İkinci dönem daha ziyade tercüme eserlerle vücut bulmuştur. İslam dünyasının birikimi, bileşik kaplardaki su misali Anadolu’nun birikimini de içine alarak bilgi merkezli bir harekete dönüşmüştür. Daha çok tercüme eserler ile bir bilgilenme dönemine girilmiş, iman konusu başta olmak üzere, tevhit, cihat, şahadet, metot vb. kavramlar eleştirel bir usul ile bilgiler ve anlayışlar, temel kaynaklarla sorgulanmıştır. Bu süreci etkileyen sembol isimler; Hasan el Benna, Ali Şeriati, Mevdudi, Seyyid Kutub, Necip Fazıl, Sezai Karakoç ve diğerleri olmuştu. Bu düşünce mimarlarının önderliğinde duygusal bir dini algılayıştan bilgi temelli dini anlayışa geçilmiş oluyordu.

Bu evre ilk tahlilde müspet bir tesir uyandırmış olsa da; kendi kültürel dokumuz, uyanış hareketleriyle bu kültürel doku içinde neler yapabileceği, ciddi olarak tahlil edilemediğinden, aynı zamanda da te’lif eserler oluşturulamadığından bir hayli sancılı geçmiştir. Bu sancı nihayetinde 2000’li yıllara geldiğimizde ‘Değer Merkezli Kurumsallaşma’ diye nitelendirdiğimiz şu anki süreci doğurmuştur.

DEĞER MERKEZLİ KURUMSALLAŞMA DÖNEMİ

2000’li yıllara gelindiğinde; var olma değerlerini merkeze olan, yapılanmasını kurumlar aracılığıyla sağlayan bir döneme girilmiş oldu.

Bu safha, uyanış döneminin çabaları ile hareket döneminin bilgi birikiminin kurumsallaşma evresidir. Hakkın değerlerine bağlı, bu değerlerle halkın içinde, kenarda kalmak yerine hayatın tam ortasında yer edinme anlayışını besleyen bu süreç; değerlerimizi özgünlüğünden taviz vermeksizin insanla buluşturma çabalarının somutlaşma evresi olarak görmek mümkündür.

Bu son dönem, vahyin inşa etmeyi hedeflediği “zaman ve mekân” bilincimizin amel-i salihe dönüşmesini ifade etmektedir.

Katılımcı meşveret, kurumsal önderlik, şeffaf ve verimli kurumlar ile toplumun bağrında yankı bulmak, hikmeti takip edip erdemi yol azığı yapmak, bu dönemin vazgeçilmezlerinden olarak sıralanabilir.

Bu dönemde; insanı vahyin kılavuzluğunda, özgürlük, adalet, ahlak ve aileyi merkeze alarak yeniden ayağa kaldırmak, en temel hedefimizdir.

Şu an içinde bulunduğumuz dönem nihai aşama değildir. Şartların değişmesiyle dönemler de değişebilir. Önemli olan yeni dönemi ve şartlarını görebilmeyi gerektiren rikkat ve hassasiyete sahip olmaktır.
Sürecin dinamik yapısına uyum gösterebilmek özgünlük ve sürekliliğimizin ayrılmaz parçasını oluşturmaktadır.

Platformumuz; Anadolu’nun çeşitli beldelerinde müstakil çalışmalar yapan kuruluşların birbirini tanımak, tecrübe paylaşımında bulunmak, ortak değerlerimiz etrafında buluşmak suretiyle birlikte çalışmalar gerçekleştirmek amacıyla bir araya gelen kuruluşlardan oluşmaktadır. Bu kuruluşlar yerel farklılıklarını muhafaza ederek, paylaşımı, diyalogu ve ortak değer üretmeyi amaçlayan kuruluşlardır.

Yeni bir ruhla, yeni bir perspektifle, yeni bir aşkla, yeni bir yapılanmayla ve yenilenme bilinciyle hareket ediyoruz… Uzun yola hüküm giymenin sorumluluğunu taşıyarak… Kutlu bir kafilenin izini sürerek, sırat-ı müstakimin takipçileri olarak… Geçmişten geleceğe tarihi bir göreve sahip çıkarak…

İslam’ın uzun tarih serüveninde, yaşadığımız günleri, dönüm noktası diyebileceğimiz bir zaman dilimi olarak görüyoruz. Özellikle 20. yüzyılda yaşanan tecrübelerden sonra bir eşikte durduğumuza ve 21. yüzyılda bu eşikten sıçramalar yapabileceğimize inanıyoruz.

Bu çağda da söylenmesi gerekenleri, düşünerek, üreterek, geliştirerek, uygulanabilir projelere dönüştürerek, bu mekânın şartları çerçevesinde insanlarımıza sunmak istiyoruz. Sadece konuşarak değil, aynı zamanda yaparak; teorik güzelliklerin pratiğini de göstererek yeni açılımlar sağlamak istiyoruz.

Bu dönemde, artık insanlığın ilahi öğretinin kılavuzluğunda, yeniden, imanın emniyet ve huzur iklimini soluyacağı bir dünyada yaşamasını; İslam’ın hak, hakikat, özgürlük, adalet, ahlak ilkeleriyle buluşacağı bir hayata kavuşmasını arzu ediyoruz.

Sorumluluklarımız çerçevesinde yapa geldiğimiz çalışmaları bir platform bütünlüğü içerisinde nitelikli, verimli, planlı, programlı, ölçülebilir, hesap verebilir, açık, özgün, şeffaf bir yapıya kavuşturmak istiyoruz.
Mevcut çalışmaları yürüten kurumlarımızın, bir medeniyet inşası projesinde kurumsallaşmanın hakkını veren, bulunduğu ortamda nitelikleriyle ve güzellikleriyle temayüz eden ve örnek alınan kurumlar haline gelmelerini istiyoruz. Bu çerçevede insanımızın ve bütün kurumlarımızın birikimlerini ortak bir havuzda katkıya, tecrübeye, müfredata, modele, uygulamaya, ve esere dönüştürebilmeyi hedefliyoruz.
Platformumuzun; temsil, yönetim, koordinasyon, denetim gibi bazı temel sorumlulukları üstlenerek her düzeyde ilişki kurması ve bu ilişkilerin geliştirilmesine öncülük yapmasını arzuediyoruz. Bir üst çatı olarak, genişleyen halkalar şeklinde, yakından uzağa tüm insanlığı kuşatacak bir perspektifle; iyinin, doğrunun ve güzelin paylaşıldığı bir birlikteliği sağlamasını arzuluyoruz.

Platformun gerçekleştireceği eğitim-öğretim faaliyetleri ile kültürel ve sosyal çalışmalar ve benzeri her türlü çabanın program oluşturma, müfredat geliştirme, modelleme gibi süreçleri yöneterek; faaliyetlerin geliştirilmesine ve yaygınlaştırılmasına katkıda bulunmasını, bu konularda merkezi bir rol üstlenmesini amaçlıyoruz.

Hikmet ve edep ekseninde yeni bir ihya ve inşa gayretinin basamaklarını oluşturmaya çalışıyoruz. Sadıklarla beraber olmaya, birr ve takva üzere yardımlaşmaya, hayırda yarışmaya, öncülerden olma gayretindeyiz.

Vahiy pınarından gönlümüze dolan güzellikleri, öncelikle kendi nefislerimizde yaşamaya, ardından tüm insanların da bu güzelliklerle buluşması için onları yaygınlaştırmaya, vahyin diriltici soluğuyla dünyayı bir kez daha buluşturmaya niyetliyiz.

Yukarıda ifade edilenleri gerçekleştirme yolunda Anadolu Davet ve Eğitim Platformu olarak bir irade, bir kalkış ve dayanak noktası, bir merkez, bir başvuru mercii, bir örnek olmak ve oluşturmak çabasındayız.

GAYEMİZ

Dinimizin ve kültürümüzün güzel gördüğü temel ahlaki özellikleri taşıyan insanlarla; açıklık, verimlilik, üretkenlik niteliklerine sahip kurumlarla; erdemli, ahlaklı, dayanışmacı bir toplum üzerinden; huzurlu, güvenli, yaşanabilir bir dünyanın imar ve inşasına çalışan bir platform olmak.

GÖREVİMİZ

Platform olarak, insanımızı tarihiyle, değerleriyle ve insanlıkla yeniden buluşturmak için; dinimizden, tarihimizden, kültürümüzden ve insan zenginliğimizden kaynaklanan potansiyelimizin ortaya çıkarılması çabalarına; üretip, geliştireceği model, ürün ve projelerle ve en önemlisi yetişmiş insan gücüyle katkı sağlamak.

İLKELERİMİZ

  1. Dinimizin gözettiği temel maslahatların (din, can, mal, akıl ve nesil emniyeti) ikame edilmesi.
  2. İslami değerleri temel ilkeler olarak merkeze almak; yerel değerleri gözetmek ve evrensel birikimi önemsemek.
  3. Adalet, özgürlük,  hikmet, ibadet, ahlak, istişare, kardeşlik, ümmet,  düşünce, gibi kavram ve olguları önemsemek; düşünce ve tasavvur dünyasını bunlar üzerine inşa etmek.
  4. Bütün içinde yer alan farklılıklara ve farklı düşüncelere karşı saygılı olmak.
  5. Tanımlamaktan çok tanımaya, anlatmaktan çok anlamaya dayalı bir yaklaşımı esas almak.
  6. İnandığımız değerleri toplumsallaştırmak. Toplumsal sorunlara duyarlı olmak ve sorunun taraflarıyla çözüm üretmeye çalışmak.
  7. Eğitimde ve çalışmalarda sürekliliği esas almak. Değerlerimizi istikrarlı bir şekilde eğitim yoluyla yaygınlaştırmaya çalışmak.
  8. İnsanımıza yeryüzünün imarı ve neslin ıslahı sorumluluğunu kazandırmak.
  9. Platformun amacını ve çalışmalarını yurt içinde ve yurt dışında yaygınlaştırmak.
  10. Eminlik, katılımcılık, birleştiricilik, fedakârlık, çalışkanlık, hasbilik, gönüllülük, hoşgörü, meşruluk, açıklık, şeffaflık, hesap verilebilirlik gibi ilkelerle kurumsallaşmak.
  11. Ehliyetin ve liyakatin esas alındığı kurumsal bir önderlik yaklaşımına göre hareket etmek. Kurumsal meşvereti esas almak.
  12. Platform ilkelerini benimseyen gönüllüler ile bir aidiyet bilinci geliştirmek ve nitelikli insanlardan oluşan bir yapılanmayı hedeflemek.
  13. İnsan merkezli ve medeniyet eksenli bir yapılanma anlayışına göre hareket etmek.
  14. Siyasetle ilgili ve fakat siyaset üstü bir anlayışla gelişmeleri okumak.
  15. Ümmet çatısı altında her türlü ırki, mezhebi, meşrebi, mesleki ve kültürel farklılıkları gözeten bir hassasiyet oluşturmak.
  16. İslam’ın esasına ve insanın fıtratına muhalif her tür siyasi oluşumun dışında ve karşısında bulunmak.

ÇALIŞMA ESASLARIMIZ

  1. Paylaşımı esas almak ve ortak tecrübeleri yaygınlaştırmak.
  2. Tarihi mirastan kopmadan, gelecekle ilgili uygulanabilir projeler ortaya koymak.
  3. Bireyi, aileyi, toplumu ve çevreyi bir bütünlük  içinde değerlendirmek.
  4. Tüm çalışmalarda insan fıtratını dikkate alarak, tedriciliğe riayet etmek.
  5. Planlı, programlı ve sistematik çalışma yaklaşımına göre hareket etmek.
  6. Polemikçi yaklaşımlardan uzak durmak ve proje merkezli üretkenliği önemsemek.
  7. Yeniliklere açık olmak, dinamik olmak, değişime ve gelişime ayak uydurmak.
  8. Hizmet içi çalışmalara ve geliştirmeye önem vermek.
  9. Prensiplerde mutabakat sağlanan kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak.
  10. İç ve dış iletişime önem vermek. Denetim mekanizmaları oluşturmak.
  11. Medeniyetimizin değerlerini ortaya çıkarıp; özgün, modelleri, düşünceleri, eserleri ve kurumları aracılığıyla; bunları insanlığın hizmetine sunmak.
  12. Medeniyetimizin tüm alanlarıyla ilgili çalışmalar yapmak.
  13. Karar, strateji ve gelecek projeksiyonlarını kendi bünyesindeki yetkili karar mercileriyle gerçekleştirmek.
  14. Çalışmalarda kısa, orta ve uzun vadeli planlamalara göre hareket etmek.
  15. Tüm faaliyetlerde raporlamayı, ölçme değerlendirmeyi, arşiv oluşturmayı ve süreç içinde verileri kullanarak geliştirmeyi esas almak.

ANLAYIŞIMIZ

  1. Eğitimi ve daveti öncelemek. İrşat ve tebliğ faaliyetlerine önem vermek.
  2. Üye kuruluşların kurumsal kimlik kazanmasını sağlamak.
  3. Organizasyon ve yapılanma çalışmalarına hız vermek. Koordinasyon için birliktelik zeminlerini çoğaltmak ve sürekli geliştirmek.
  4. Düşünceye ve felsefi altyapı oluşturma çalışmalarına gereken önemi vermek.
  5. Yürütülmekte olan kadın ve aile, evde karakter eğitimi, yaz kursları, gençlik çalışmaları ve organizasyonları, eğitim camiasına yönelik çalışmalar ve esnaf, işçi, işveren, teknik elemanlar vb. kesimlere yönelik eğitim çalışmalarına öncelik tanıyarak, sürekliliğini sağlamak.
  6. Ekonomik anlamda kaynak oluşturma ve geliştirme çalışmalarına ağırlık vermek. Mevcut kaynakları verimli bir şekilde ve yerinde kullanmak. Yatırım yapılacak alanları baştan iyi tespit etmek.
  7. Yazılı, sözlü, görsel yayınlar üretmek ve yaygınlaştırmak.
  8. Eğitimlerde teorik aktarımların yanında pratik uygulamalara ve etkinliklere yer vermek. (Turnuvalar, geziler, kamplar, kermesler, ziyaretler, filmler, yarışmalar,  vb.) Yaz okulları, spor okulları, hitabet, diksiyon kursları, kompozisyon, yazı, makale çalışmaları gibi organizasyonlara süreklilik kazandırmak. Dil kurslarıyla insanımızın etkin dil öğrenimine katkıda bulunmak. Ayrıca yurt dışında seyahat ve tecrübe kazanma çabalarının önünü açmak.
  9. Proje Geliştirme Ekibi, Stratejik Planlama Birimi, Araştırma-Geliştirme Birimleri, Kurumsal Gelişim Ekibi, Takip ve Denetleme Birimleri gibi heyetler oluşturmak.
  10. Ülke sınırlarına hapsolmamak. Güzel ve verimli uygulamaların tespitinde ve modellenmesinde dünyaya açılarak, her türlü birikim ve tecrübeden istifade etmek.

 

 

Diğer Haberler

Tüm Haberler »

 

Anketler

Anket 1

Web sayfamızın tasarımını nasıl buldunuz?

  • Gönder