http://images.socialpano.com/

‘Pakistan-Türkiye İlişkisi Hükümetleri Aşar’

Türkiye-Pakistan ilişkilerini değerlendiren Yard. Doç. Dr. Ömer Aslan; “Pakistan-Türkiye ilişkileri Pakistan’ın kuruluşundan itibaren hükümetleri aşan bir yapı sergiledi” dedi.31.07.2017 12:52

Pakistan, 1947 yılında Hindistan Müslümanlarının ayrı bir devleti olması için kuruldu. Nüfusu neredeyse 200 milyona yaklaşan Pakistan, 1958, 1969, 1977 ve 1999 yıllarında olmak üzere dört askeri darbe yaşadı.

Çok partili demokrasi üzerine kurulan ve kurucusu da Muhammed Ali Cinnah olan Pakistan, 1947-2017 arasında geçen 70 yılın 33-34 yılını askeri hükümetlerin yönetimi altında geçirdi.

Öyle ki Pakistan’da ilk defa 2013 yılında bir hükümet herhangi bir darbe olmadan yasal görev süresini tamamlayabildi. Doğal kaynaklar bakımından çok da zengin olmayan Pakistan’ın en büyük gücü önce Devlet Başkanı, daha sonra Başbakan Zülfikar Ali Butto döneminde başlatılan ve Ziya ül-Hak döneminde devam ettirilen programla 1990’ların sonunda elde edilen nükleer silahlarıdır.

Pakistan Türkiye’nin gündemine, Pakistan Anayasa Mahkemesi’nin şaibeli kararıyla görevden uzaklaştırılan ve ömür boyu siyasetten men edilen Navaz Şerif olayıyla girdi.

Haber 10, Pakistan’da yaşanan son gelişmeleri Polis Akademisi Uluslararası Terörizm ve Güvenlik Araştırma Merkezi Müdürü Yard. Doç. Dr. Ömer Aslan’la konuştu.

Uluslararası terör bağlamında Pakistan’ın Taliban geçmişi hâlâ hafızalarda… Pakistan, Soğuk Savaş döneminde bir laboratuvar gibi kullanıldı. Soğuk Savaş’ın ardından Pakistan stratejik konumunu korudu. Pakistan’daki son gelişmeleri küresel rekabet açısından nasıl yorumlarsınız?

Pakistan Soğuk Savaş döneminde 1970’lerin başlarından itibaren oldukça yakın olduğu Çin’le yeniden yakınlaştı. Pakistanlılar Çin için “her iklimde dost” derler.

Çin, Çin-Pakistan Ekonomik Koridor Planı çerçevesinde önümüzdeki yıllar içerisinde Pakistan’a tam 46 milyar dolar yatırım yapma taahhüdünde bulundu. Çin bu şekilde, ucuza ürettiği mallarının Pakistan kanalı üzerinden Ortadoğu ve Afrika’ya daha hızlı ve rahat ulaşmasını sağlamaya çalışıyor.

46 milyar dolar müthiş bir rakam olduğu gibi bu proje de Pakistan için tam bir “devlet projesi” haline gelmiş durumda. Pakistan ordusu Çin’in yatırımlarının güvenliği adına yatırımların yapılacağı hat üzerinde ve çevresinde terör ve suç şebekeleriyle mücadeleye girişti ve bu yatırımların güvenliğini garanti etmeye çalışıyor. Çin’in yaptığı barajlar, onardığı ve yeni yaptığı köprüler, yollar Pakistan’da yükselmeye başladı.

ABD ile Pakistan’ın arası son dönemde özellikle ABD’nin Afganistan hezimeti nedeniyle oldukça açık durumda. Hatta şu sıralar ABD’de Pakistan’a yapılan yardımlar yeniden gözden geçiriliyor.

ABD, Pakistan’ı Afgan Talibanına destek vermekle ve Afganistan’ı istikrarsız kılmakla suçluyor. Yani Güneydoğu Asya, Soğuk Savaş döneminde olduğu gibi Hindistan, Afgan Talibanına destek verdiği söylenen Rusya, Hindistan’ın İran’ın etki altına almaya çalıştığı Afganistan’la birlikte yeniden ısınıyor ve böyle kalmaya devam edecek.

PAKİSTAN’DA TÜRK FİRMALAR İÇİN FIRSAT PENCERESİ AÇIK

Pakistan Türkiye için her zaman önemli bir ülke oldu. Türkiye-Pakistan ilişkileri hangi boyutlarda?

Pakistan-Türkiye ilişkileri Pakistan’ın kuruluşundan itibaren hükümetleri aşan bir yapı sergiledi. Bu dostluk ilişkisi hükümetlerden öte, devletler ve halklar arasında olan bir ilişkidir.

Başbakan olduğu dönemde kendisine Pakistan’ın Kıbrıs politikası sorulduğunda, Zülfikar Ali Butto, “Türkiye’nin bir Kıbrıs politikası vardır. O politika neyse, Pakistan’ın politikası da odur” dedi.

Soğuk Savaş süresince aynı kutupta yer almanın da bu ilişkiye büyük faydaları olduğunu belirtmek gerekir. Çok sayıda Pakistan askeri Türkiye’de eğitim alırken, askeri subay değişimleri Soğuk Savaş sırasında ve sonrasında görülmüştür.

Her iki ülke de silahlanma konusunda yurtdışına olan bağımlılıklarını azaltmaya çalışmaktadır. Türkiye’nin son yıllarda bu konu üzerine eğilmesi, önemli başarılar elde etmesi ve ATAK helikopteri gibi savunma sanayii ürünlerinin ortaya çıkması karşılıklı ilgiyi daha da arttırdı. İkili ekonomik ilişkilerse çok daha iyi olabilir.

Maalesef ikili ticaretin istenen seviyede olmamasında, ikili ilişkilerde FETÖ’ye yıllarca büyük alan bırakılması oldu. Ancak halen Pakistan’da altyapı yatırımları noktasında gelişmeye açık ciddi bir alan bulunmaktadır.

İslamabad’ta Türk şirketlerinin kurdukları metrobüs sistemi büyük rağbet görmekte, çöp toplama hizmetleri gibi altyapı yatırımları Pakistan’a önemli katkı sağlamaktadır.

Pakistan siyasetçilerinin ciddi anlamda halka hizmet götürmek üzerine odaklanmaları, Türkiye’nin de bu konuda bilgi ve tecrübe aktarımı yapması gerekmektedir.

Pakistan, Çin’in önümüzdeki birkaç yıl içerisinde bu ülkeye yapmayı taahhüt ettiği yatırımlar ve Pakistan limanlarının operasyonel seviyeye gelmesiyle Çin ürünlerin Ortadoğu’ya çok daha hızlı ulaşacağı bir ülke konumuna gelecek. Bunun olumlu ve olumsuz yönlerinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiği de açıktır.

FETÖ PAKİSTAN’DA EĞİTİM SORUNUNU KULLANDI

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Pakistan Türkiye’ye koşulsuz destek vermişti. FETÖ Pakistan’da ne kadar etkili?

Türkiye ve Pakistan ilişkileri maalesef son 10 yıl içerisinde FETÖ’ye bırakılmış durumdaydı. Eğitim sorunu Pakistan’ın en önemli sorunlarından biri olarak görüldüğü için FETÖ Pakistan’da “Türk Okulları” üzerinden etkinlik gösterdi ve kendisini tanıttı.

Siyaset sahasında da yerel ve ulusal seviyede etkinlik gösteren FETÖ düşünce ve medya kuruluşları ve siyasal partilerle ciddi bağlar kurdu. Pakistan siyasi elitinin çocuklarının çoğu FETÖ’nün okulunda eğitim görmekteydi.

Eğitim konusu Pakistan’ın en hassas konularından birisi olduğundan, Pakistan’daki Türk okulunun ilk olarak kapatılması gündeme geldiğinde, bunun üzerinden Türkiye karşıtı bir propaganda yapıldı. Buna da en fazla destek veren siyasi parti İmran Han’ın partisi PTI oldu.

Pakistan’ın Batılı çevrelerle çok yakın, daha seküler dünya görüşlü ve çoğunlukla Pakistan Halk Partisi ile bağlantılı seküler elit çevreleri de FETÖ’nün Pakistan’da etkinliğini korumasına imkân tanımaktadır.

Bu çevreler Batı’da Türkiye ile ilgili algıyı, düşünceleri almaya hazır, Batı politikası doğrultusunda hareket etmeye de hazırdırlar. Dolayısıyla bu çevreler FETÖ’nün çok rahat uyum sağlayabildiği ve anlaşabildiği gruplar olmaktadır.

Türkiye’nin Pakistan gibi dost bir ülkede FETÖ ile daha etkin mücadele edebilmesi için her seviyede ikili ilişkilerin ve ziyaretlerin çok daha sıklaştırılması gerekmektedir. Pakistan’ın çok önemli ve etkin düşünce kuruluşları bulunmakta, Türkiye’nin bu kurumlarla ortak projeler yapmaları, ikili angajmanlara girmeleri gerekmektedir.

Ergün Munduz / Furkan Düzenli – Haber 10


Paylaş :


 

 

Diğer Haberler

Tüm Haberler »

 

Anketler

Anket 1

Web sayfamızın tasarımını nasıl buldunuz?

  • Gönder