http://images.socialpano.com/

Denizli Çınar Derneği Ramazan Hoca’yı Ağırladı

Denizli Çınar Derneği, Anadolu Platformu Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ramazan Kayan’ı misafir etti.20.04.2016 11:47

Ramazan Kayan Hoca ve beraberindeki heyet Denizli’ye bir dizi ziyaret gerçekleştirdi.

Anadolu 5. Bölge sorumlusu Hasan İlhan ve AKADDER Bölge sorumlusu Ayşe Okudan ile AKADDER yönetim kurulu üyesi Mürüvvet Pak ve Alanya Sebilay Derneği EKE sorumlusu Emine İlhan da Ramazan Hoca’ya eşlik eden heyet arasındaydı.

Ramazan Hoca ve beraberindeki heyet Denizli’de çeşitli temaslarda bulunarak Platformun faaliyetlerini tanıttı.

6 Nisan Çarşamba günü Denizli Çınar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından ağırlanan Ramazan Hoca burada çeşitli sohbetler verdi.

Kayan, saat 16:00’da başlayan programda genel olarak Müslüman şahsiyetin oluşumundaki engeller ve İslami kimlik inşasının önemi üzerinde durdu.

Kayan, 30 yıl öncesine kadar, Türkiye’de İslami hareketi yok eden ve İslam’ı tehdit eden tehlikelerin başında Komünizm, Kapitalizm, Emperyalizm, Kemalizm vs. geldiğini, günümüzde bu tehlikelerin yerini artık tembelizm, konforizm, kariyerizm, tatilizm, paraizm, egoizm, pragmatizm, hedonizm, sekülerizm ve oportünizm gibi düşüncelerin aldığını belirtti.

Kayan; “İslam davası samimiyet ister, ciddiyet ister, çalışma ister. Din Allah’la akidleşmedir ve bu akde ihanet edilmemelidir. Allah ile olan akdimizi sulandırıyoruz. Bu noktada nefis ve şeytanın tuzağına düşüyoruz. Günümüzde birçok dava adamında gittikçe beliren bir laçkalaşma var. Giderek duyarsızlaşıyorlar. İslam sıradanlaşıyor, din marjinalleştiriliyor. Ortada tam bir gayri ciddi durum var. Bu ciddiyetsizliklerden bahsedeceğim bugün sizlere…” diye devam ettiği konuşmasında bu ciddiyetsizlikleri şöyle dile getirdi;

1- Dini yorumlamada ciddiyetsizlik:

İlgili/ilgisiz herkes, doğru/yanlış demeden yorum yapar oldu. Her türlü konuda, “Bunu uzmanına sorduk! Bakın bu konuda uzmanlar ne diyor?” diyenler, sıra İslam’a geldiğinde uzman aramıyorlar. Bu konunun da uzmanı Kur’an ve Sünnet’tir. Onlara neden sorulmuyor?

2- Fıkıhta ciddiyetsizlik:

Herkes günümüzde TV’lere çıkıp fetva verme peşinde. Bir hocadan alamadığınız fetvayı bir başkası size rahatlıkla verir oldu. Bu işin denetleyicisi de olmadığından, bu noktada adeta İslam sahipsiz kalmaktadır.

3- İbadetlerde ciddiyetsizlik:

Namazlarımızı hep son dakikada eda eder olduk. Alelacele bir ibadet anlayışı var. Sünneti neden terk ettiğimiz eleştirildiğinde, “Zaten farzları ancak yetiştiriyorum!” cevabını veriyoruz.

4- Ahlak anlayışında ve davranışlarda ciddiyetsizlik:

Önceden birer Müslüman olarak bizim ahlakımıza, cömertliğimize, mertliğimize imrenenler vardı. Önce aile hayatında başlayan ahlak dışılık, ticarette de yerini aldı. Alımda ve satımda diğer herkesin ahlak değerleri ile donanmaya başladık. Ahlakımızın nasıl olması gerektiğini mi unuttuk?

5- Haram ve helal konusunda ciddiyetsizlik:

Daha önceden annelerimiz bizlere “aman evladım bizim boğazımızdan haram lokma geçmedi, sen de dikkat et! Az olsun, ama helal olsun” derlerdi. Şimdi böyle bir algı kalmadı. Allah korkusu yerine kınamacının kınamasından korkulur oldu. Faiz konusunda gelinen nokta bellidir. Müslümanlar çeşitli sıkıntılarını bahane edip faize bulaşıyor.

Müslümanlar günah işlemiş olabilir. Bunda ısrar etmedikçe, tövbe edip uzaklaşıldığı müddetçe Allah’ın günahlarımızı affedeceği umulur. Ancak, bırakın terk etmeyi, kalbimizde bu işin sıkıntısını hissetmez olduk. Herkes halinden memnun bir vaziyete girdi. Tövbe, yerini özeleştiriye bıraktı. Özeleştiri, kişinin kendi kendine yaptığı hesaplaşmadır. Tövbe, Rabbimize karşı aramızdaki hesaplaşmadır. Günahta ısrar etmenin adı “şeytanlaşma”dır.

6- Kadın erkek ilişkilerinde ciddiyetsizlik:

Hanımlara ve beyefendilere baktığımız zaman, bu konuda eskisinden çok daha fazla rahat hareket ettiklerini görüyoruz. Tabii ki Allah’ın helal kıldığını haram kılmak değil derdimiz. Ancak Kur’an’ın getirdiği kırmızı çizgilerle kimse oynamamalı. Herkes bu sınıra riayet etmelidir.

7- Para ile ilişkilerde ciddiyetsizlik:

Darlıktan, varlık günlerine geçince, para ile de imtihan olmaya başladı Müslümanlar. “Paranın açamayacağı kapı yoktur! Paranın dini imanı olmaz” gibi sözler, “Para gelsin de nasıl gelirse gelsin” zihniyetinin birer ürünüdür. “Paralı” olabilirsiniz, ancak “paracı” asla olamayız. Bu konuşma yaptığımız yer gibi mekânların olabilmesi ve ayakta kalabilmeleri için “para” tabii ki olacaktır. Ancak, parayı cepte değil, kalbimizde saklarsak, bizlere hükmetmeye başlar. Onun kulluğuna girmiş oluruz. Önemli olan paramızı Allah yolunda sarf etmektir.

8- Sistem ile ilişkilerde ciddiyetsizlik:

Özünde bizlere uymayan, İslami düşünce yapısına karşı olan bir sistem, yaşantısı diğerlerinden biraz daha farklı kimseler iktidara geçince; nasıl olduysa bir anda sanki ak-pak, arı-duru bir rejime kavuşulmuş gibi bizim tarafımızdan sahiplenildi. Sisteme eklemlenmemiz, asimile olmamız doğru değildir. Sistem içi ilişkilerimizi doğru tespit etmeliyiz. Aksi halde kimliksizlik denen şey başlar. Bu dünyada var olduğumuz sürece, hayatımız eninde-sonunda sistemle kesişecektir. Ancak dik ve karşı duruşumuzla, içinde yaşadığımız ortamda mücadelemize devam etmeliyiz. Sistemin içi, bir mücadele biçimi olarak benimsenemez, içselleştirilemez.

9- İslami mücadele ve sorumluluk almada (davada) ciddiyetsizlik:

Bir zamanlar, bizim için önce davamız gelirdi. Vakit kalırsa diğer işlerimize zaman ayırırdık. Şimdi ne oldu da, İslam boş zamanların uğraşı haline geldi, İslam hobileşmeye başladı. Bazı kardeşlerimiz tarafından, sanki İslam davası, belli yaşların davası imiş de, evlenince bitermiş gibi anlaşıldı. Bu yola beraber baş koyduğumuz birçok dava arkadaşımızı, şimdilerde yanımızda göremiyoruz. Bir türlü yaşananlara anlam veremiyoruz, ancak onca yılın emeği gitmiş oluyor. Tam Allah’ın davası için ayrışma vakti geldiğinde kimse kalmamış oluyor.

10- Cenneti istemede ciddiyetsizlik:

Bedava cennet yoktur. Cennet, ahirette değil, dünyada kazanılır.

Zira Rabbimiz ayetinde “Yarın herkes ne hazırladığına baksın” buyuruyor. Dünya peşindir, ahiret veresiye kazanılır. Bizler bugün peşinin (dünyanın) peşine düştük perişan olduk.


Paylaş :


 

 

Diğer Haberler

Tüm Haberler »

 

Anketler

Anket 1

Web sayfamızın tasarımını nasıl buldunuz?

  • Gönder