http://images.socialpano.com/

Kutsal Emanetler İftarda Buluştu

Bülbülzade Vakfı Yetim Komisyonu ve Avrupa Yardım Vakfı İşbirliği ile yetim ailelere yönelik iftar programı düzenlendi.20.06.2016 16:22

17 Haziran Cuma günü düzenlenen iftar programına Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, İyilikder Gaziantep Şube Başkanı Talip Çelik, Bülbülzade Vakfı Yetim Komisyonu Başkanı Hatice Sohbet, Avrupa Yardım Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Erdem Şengül, Yetim Sorumlusu Nurbanu Şengül ve 280 civarında yetim aile katıldı.

Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan iftar programında bir konuşma yapan Bülbülzade Vakfı Yetim Komisyonu Başkanı Hatice Sohbet yetim konusuna sosyolojik açıdan yaklaştıklarını vurgulayarak şöyle konuştu:

“Bir toplumun medenilik ölçütü yetimine sahip çıkmayla doğru orantılıdır. Allah bize Fecr Suresi 15 ve 16. ayeti kerimede bir tablo çizer. Bu ayetlerde nankör insanın tanımını yapar. Der ki; Rabbi ona ikram ettiğinde, Rabbim bana ikram etti der. İmtihan edip rızkını ölçülü verdiğinde ise Rabbim beni önemsemedi der. Allah cevaplar, hayır siz yetime ikram etmiyorsunuz der.

Allah bizleri türlü türlü nimetlerle imtihan ediyor, türlü türlü ikramlarda bulunuyor. Peki, Allah’ın verdiği nimetlerin biz ne kadar şükrünü eda edebiliyoruz? Bir insanın sahip olması gerekirken olamadığı, yoksunluk içerisindeki değerlere yetimlik denir.

Yetimlik sadece anne ve babanın olmaması değildir. Sevgisiz yetişiyorsa o insan sevginin yetimidir. Bilgisiz, ilimsiz yetişiyorsa o insan bilginin yetimidir. Daha da korkuncu Allah’ın kendine ikram ettiğini paylaşamıyorsa o insan merhametin yetimidir.

Ellerimiz, bir yetimin başını okşadı mı? Kalbimizin katılığına şifa olsun diye. Ya da ayaklarımız; bir yetimin sıkıntısını gidermek için ne kadar yol yürüdü. Kanadı kırık bir kuş misali yuvasız kalan yavrulara barınak oldu mu evlerimiz? Yuva sıcaklığını kendi evlerimizde ne kadar tattırdık emanet çocuklarımıza. Peygamber (as) babası Uhud Savaşı’nda şehit düşen Beşir’i ziyaret ediyor ve çocuğu ağlarken buluyor. Diyor ki, ‘ağlama ey çocuk. Ben baban, Ayşe de annen olsun istemez misin?’ O bu sözleri sadece söz olsun diye söylememiştir. Söylediklerini yerine getirmiştir.

İslam toplumunda yetimleriyle insanlar kendi çocukları gibi ilgilenmişlerdir. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde yetimhaneler ve ıslahhaneler kurulmuştur. Bunlar için ayrı vakıflar, ayrı sandıklar tahsis edilmiştir. Onların eğitimi için özel okullar açılmıştır. Tarihimizde bunun gibi çok güzel örnekler müessesler görmekteyiz. Bugün kendimize baktığımız zaman yetim müessesesinin içerisinde bulunduğu çıkmazdır. Maalesef İslam dünyasında yetimlerle ilgilenen müesseselerimiz çok az. Yetimler için STK’lar elbette ki ellerinden geleni yapıyorlar. Çok değerli çalışmalar var yetimlerle yapılan. Artık bugünden itibaren milyonlarca acıklı hikâyenin bizi harekete geçirmesi gerekiyor.”

Avrupa Yardım Yönetim Kurulu Üyesi Erdem Şengül ise Avrupa’daki kardeşlerden selam getirdiğini vurgulayarak; “Veren el ile alan el arasında köprü olabildiysek bizlere ne mutlu. Bu organizasyona ön ayak olan Bülbülzade Vakfı’na çok teşekkür ediyorum” dedi.

İftar programı Ali Topaloğlu tarafından okunan dua ile sona erdi.


Paylaş :


 

 

Diğer Haberler

Tüm Haberler »

 

Anketler

Anket 1

Web sayfamızın tasarımını nasıl buldunuz?

  • Gönder