http://images.socialpano.com/

Esnaf Komisyonu, Zamanın İlmihali Konulu Sohbet Düzenledi

Bülbülzade Vakfı Esnaf Komisyonu tarafından Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir’in konuşmacı olarak katıldığı “Zamanın İlmihali” konulu sohbet programı düzenlendi.13.02.2017 11:38

Bülbülzade Vakfı Esnaf Komisyonu, Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir’in konuşmacı olarak katıldığı “Zamanın İlmihali” konulu sohbet programı düzenledi.

10 Şubat Cuma günü Hacı Firdevs Aslan Mescidi’nde düzenlenen programa Bülbülzade Vakfı Esnaf Komisyonu Başkanı Yunus Atilla Hamallar, komisyon üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı.

Sohbetin açılış konuşmasını yapan Bülbülzade Vakfı Esnaf Komisyonu Yunus Atilla Hamallar, ilmihal deyince genelde insanların aklına klasik ilmihaldeki fıkhi konular geldiğini belirterek; “Bizim sohbetimiz halin ilmini, içerisinde bulunduğumuz durumun ilmi ile ilgilidir. Bu programda İslam dünyasının, ülkemizin içinde bulunduğu durumu irdeleyeceğiz. Bu zamanda neler yapmalıyız, sorululuklarımız nelerdir? Bu konulara değineceğiz.” dedi.

Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir ise konuşmasında; “Hepimiz günün meşgalesi içerisinde, kimimiz devlet kurumunda, kimimiz esnaf olarak günü akşam ettik ve buradayız. Allah Bakara 201. Ayetinde bize bir denge öğütler. Deriz ki “Rabbimiz bize dünyada da iyilik ver, ahrette de iyilik ver.” Bu Muhammed ümmetinin şiarıdır. Hz. Peygamberin bize getirdiği öğretide bizi tarif ederken vasat ümmet olarak bahseder. Yani her şeyiyle insanlığın yaşanmış tecrübesini nizama koyuyor ve oradan bir denge çıkarıyor. Hayatın en kaim olan en kadim olan sözcüğü dengedir. Hep bir denge üzerinde gider. Tabi bu ortada yürümek değil. Haklının, hakikatin yanında olmak. Dünyada ve ahrette iki iyiyi bir araya getirmek, iki dünyayı birlikte hayatın içerisinde birlikte ikame etmek çok kolay iş olmasa gerek. Çünkü bazen günü bile bir bütünlük içerisinde tamamlayamıyoruz. Bizler İslam dünyası olarak, İslam coğrafyası olarak en az iki yüz, üç yüz yıldır iki yakamız bir araya gelmiyor. Bir günümüz huzurlu geçse öbür günümüz dramla geçiyor. Bunun nedenleri var. Biz varlık dünyasından bir anlamda koptuk. İslam topraklarında Osmanlının son iki yüz yılını önümüze koyduğunuz zaman bir şey üretmediğimizi, sorunlarımızı çözemediğimizi görürüz. En basitinden bir kalem bile üretmez hale geldik. Öyle bir hale geldik ki batıda üretiliyordu biz de onu burada tüketiyorduk. Bir şey üretmiyorsanız onu üretenin kültürüyle yaşamaya başlarsınız. Ve onun gibi yaşar, onun gibi düşünürsünüz. Bir yaşam tarzı, giyim tarzı, oturma kalma, evlerimizden okullarımıza kadar yansıyan bir süreç işler. İslam dünyasındaki bu dağınıklık, dünyadan kopuş yaşanınca dünyaya dair çalışması olanlar bizim topraklarımızı istila ettiler. Ve bu istila her gün geri çekile çekile en son Anadolu’nun işgaline kadar geldi.

Bir kayık düşünün. İstikametiniz olmazsa veya aranızda bir ahenk yoksa en çok yorulanın etrafında dönersiniz. Bir istikametimizin olması lazım, bir rotamızın olması lazım. Bunun için ne yaptığımızı, ne yapmamız gerektiğini, niçin yaratıldığımızı bilmemiz lazım. Bunu neyle yeneceğiz? Daha fazla akıl, daha fazla fikirle yeneceğiz.” dedi.


Paylaş :


 

 

Diğer Haberler

Tüm Haberler »

 

Anketler

Anket 1

Web sayfamızın tasarımını nasıl buldunuz?

  • Gönder