http://images.socialpano.com/

Yeni Anayasa Çalışması İçin Görüş ve Öneriler

Yeni Anayasa çalışmalarının gündemde olduğu bu günlerde Anadolu Platformu kendisine üye kurum, kuruluş ve kişilerle yaptığı çalışma neticesinde elde ettiği teklif metnini kamuoyu ile paylaşıyor.2.01.2012 17:47

ANADOLU PLARFORMU YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI TEKLİF METNİ

 

Yaşadığımız şu dönemde toplumsal sosyolojinin gerisinde kalmış, ideolojik bir anayasa mevcut. Aslında Kemalizm’e dayalı olan bu anayasa, halkın sosyal hayatında ve vicdanlarda fiilen mülga olmuş durumda. Yaşadığımız coğrafyanın tarihi ve ruhuyla bağdaşmayan darbe anayasası miadını çoktan doldurmuştur. Bu anayasaya dayalı mevcut devlet yapısı da insanımızın ve yeni koşulların ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzaktır. Artık devlet ve millet olarak 82 Anayasası’nın etrafımıza ördüğü duvarları ortadan kaldırmalıyız. Sahip olduğumuz değerlerle örtüşen; zamanın ruhuna hitap eden bir “anayasamız” olmalıdır.

 

Yeni anayasanın oluşmasına katkı sunmak amacıyla Anadolu Platformu olarak aşağıda belirtilen ilkelerin dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz.

 

1. Anayasal karar halka aittir. Kurumları oluşturacak olan da halk iradesidir. Bu nedenle darbe anayasalarının öngördüğü ‘halka rağmenci’ kurumların yerine anayasa yazma ve yasalaştırma çalışmasını halkın görüşleri ve istekleri üzerinden oluşturulacak “genel esas ve ilke” raporları çerçevesinde yapılmalıdır. Bu çerçevede 82 Anayasasında yer alan başlangıç metni yeni anayasada bulunmamalıdır.

 

2. Kuruculuk “halkla başlayan, meclisle devam eden ve halkla biten” bir süreç olarak tanımlanmalıdır.

 

3. Yeni anayasa yasalaştırma süreci eski anayasadan bağımsız olarak, onu referans almaksızın, özgün bir meclis kararı ile yürütülmelidir. Bu nedenle mecliste ortaya çıkacak temsil eksikliğini gidermek üzere, parlamento dışı siyasi partileri ve sivil yapıları da anayasa yapım sürecine katacak mekanizmaların oluşturulması gerekir.

 

4. Anayasada hiçbir kutsiyet, değiştirilmez dogma veya ırkçı-şoven, ötekileştirici, dışlayıcı kavrama ve yaklaşıma yer verilmemelidir. Yapılacak anayasada hiç bir etnik tanımlama olmamalıdır. Darbe anayasalarının özgürlük maddelerinde yer alan “ama”lar, ‘ancak’lar olmamalıdır.

 

5. Özgürlükçü demokratik bir düzen inşa edilmeli; demokratik siyaset dışında hiçbir odağın, zümrenin veya vesayet yapısının siyasal alanı belirlemesine imkân tanınmamalıdır. Mevcut anayasada olduğu gibi toplumsal sözleşmenin, bir tarafın lehine değişmez maddeleri olamaz. Özgürlük ve toplumsal taleplerin karşılanması devletin varlık nedeni olarak kabul edilmelidir.

 

6. Bütün vatandaşlar devlet nezdinde eşit olmalı ve bu anayasal güvence altına alınmalıdır.  Eşitlik ve sosyal adalet temel ilke olarak benimsenmelidir. Vatandaşlık, hiçbir etnik kökene bağlı olmaksızın Türkiye toplumunda yaşayan tüm halkları kapsamalıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde yaşayan herkes eşit olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı sayılmalıdır.

 

7. Yeniden tanımlanacak hukuk devleti ilkesine göre, devlet organlarının, kendilerini var eden ve toplumun özgür iradesiyle oluşacak anayasa ve yasaların belirleyeceği hukuksal çerçeve içinde kalması sağlanmalıdır.

 

8. Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanmalıdır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaldırılmalı, yargı birliği sağlanmalı ve denetim altına alınmalıdır. Milli Güvenlik Kurulu ve Yüksek Askeri Şura, Başbakanlığa bağlı bir kurum olarak yeniden yapılandırılmalıdır. Askeriyenin uygulama ve bütçeleri sivil denetimlere açık ve şeffaf olmalıdır.

 

9. İlk ve ortaöğretim kurumları ayrım yapılmaksızın Milli Eğitim Bakanlığının denetiminde olmalıdır. Askeri liseler, sağlık liseleri vb.

 

10. İster federatif, ister üniter devlet yapısı tercih edilsin; demokratik katılım yerelden itibaren, her bir farklılığın kendini kurucu ve değerli olarak göreceği biçimde inşa edilmelidir. Bu minvalde yerel yönetimlerin yetkilerini artırarak, güçlendirecek siyasal sisteme daha fazla katılımını sağlayacak kamu yönetimi reformu yapılmalıdır.

 

11. Demokratik hukuk devleti bütün inanç gruplarının ve yaşam biçimlerinin teminatıdır. Din ve vicdan hürriyeti devletin müdahale alanı olmaktan çıkarılmalıdır. Ülkemizin toplumsal yapısı ve yaşadığı süreç göz önünde tutularak, bugüne kadar çok suiistimal edilen ve yanlış uygulamalara dayanak yapılan laiklik kavramına yeni anayasada yer verilmemelidir.

 

12. Vatandaşların eğitim hakları devletin güvencesi altında olmalı ve maddi, manevi imkanı olmayan ve okumak isteyen vatandaşlara her türlü imkan devletçe sağlanmalıdır. Eğitim, yalnızca bir sosyal hak olarak tasnif edilemez. Bu hakkın sağlanması, devlete, çocukları ve gençleri belirli ideolojiler, inançlar ve yaşam tarzları doğrultusunda biçimlendirme yetkisi sunmaz. Devlet eğitim olanağı yaratırken, hiçbir koşulda ayrımcı, dışlayıcı, sorgulama imkânı bulunmayan doktrinleri dayatıcı bir politika takip edemez.

 

13. Anadilde eğitim her vatandaşın hakkıdır. Vatandaşların anadillerini öğrenmeleri için örgün eğitimde bunun altyapısı oluşturulmalı ve iki dilli eğitimin önü açılmalıdır.

 

14. İlk, orta ve yükseköğrenim özgürlükçü, demokratik düzen gereklerine göre yeniden tasarlanmalı, merkeziyetçi ve hiyerarşik yapılar kaldırılmalıdır. Bu bağlamda eğitimin yapılandırılmasında bölgesel gereklilikler göz önünde bulundurulmalıdır. Devlet dışı eğitim imkânları da aynı ölçüde meşru ve değerli kabul edilmelidir.

 

15. Anadolu’da birlikte yaşamanın, çok hukukluluğun bin yılı aşkın bir arka planı var. Bu coğrafyada farklılıklarımız dün olduğu gibi bugün de tehdit değil fırsata dönüştürülebilmelidir. Toplum olarak farklılıklarımız inanç, mezhep ve kültürler olarak kendi iç hukukuna tabi olabilmelidir. Bu anlamda çok hukukluluğu mutlaka tartışabilmeliyiz. Çoğunluğu dikkate alan, tatmin edici, azınlığı da gören ve onların haklarını da gözeten adil bir yaklaşımla işi ele alabilmeliyiz. Yeni Anayasa hukuksal olarak toplumun tüm katmanlarının kaygılarını giderecek özelliklere sahip olmalıdır.

 

16. Anayasa beş temel hakkı mutlaka güvence altına almalıdır. (Can, akıl, nesil, mal, din / düşünce...) Bu temel haklar açısından her insan eşit haklara sahip olmalıdır. Bu toplumsal sözleşme, hakları tarif etmeli ve evrensel temel değerlere vurgu yapmalıdır.

 

17. Yeni anayasada devlet; sosyal devlet özelliğine sahip olmalı ve her alanda zalime karşı ve mazlumun yanında yer almalıdır. Zayıf olanların tüm haklarını devletin güvencesi altına almalı; mahrum ve mağdurların oluşmasına fırsat vermemelidir. Her alanda olduğu gibi gelir dağılımında da adaleti sağlayıcı tedbirler alabilmelidir.

 

18. Anayasa; eşitliğin siyasal katılım, ekonomik, toplumsal, dinsel, cinsel, etnik ve kültürel boyutlarının farkında olmalı ve kamusal alandaki hizmetlerden herkesin eşit ve adil bir biçimde yararlanmasını esas almalıdır.

 

19. Ülke genelinde kabul gören genel ahlaka mugayir olmamak şartıyla, isteyen istediği yerde istediği şekilde kendi kılık kıyafetini belirleyebilmelidir. Bu serbestiyet, “kamusal alan”, “hizmet alan veya hizmet veren” gibi yapay ve anlamsız ayrımlara mahal bırakmayacak şekilde; eğitim, öğretim ve çalışma hayatında engel teşkil etmeyecek tarzda açıkça tanzim edilmelidir.

 

20. Doğanın korunması ve doğal felaketlere karşı önlemler almak anayasal olarak devletin görevleri arasında sayılmalıdır.

 

21. Sağlıklı bireylerin, sağlıklı bir aile ortamında yetiştiği gerçeğinden hareketle, devlet pozitif ayrımcılık yaklaşımıyla aileyi ve bununla birlikte çocukları, engellileri ve kadınları koruyucu tedbirler almalıdır.

 

22. Yeni anayasanın temel önceliklerinden biri devleti, çocuk haklarını korumak, çocuk emeğinin istismarını engellemek olmalıdır. Bu kamusal görevle birlikte, şiddet, tecavüz ve istismar durumları dışında, ailenin çocuklar üzerindeki yetiştirme haklarına devletin saygılı olması esastır. Bu bağlamda evde eğitim modelleri meşrulaştırılmalıdır.

 

23. Yeni anayasa zihinsel ve bedensel engellilerin eğitim, çalışma ve sözleşme haklarını önceleyen bir yapılanmaya gitmeli, devleti toplumsal ve fiziksel çevreyi zihinsel ve bedensel engellilerin yaşam koşullarını kolaylaştırma doğrultusunda tanzim etmelidir. Bu kesime yardım değil, gündelik yaşamın aktörleri durumuna gelebilmelerini sağlama anlayışı esas alınmalıdır.

 

24. Ülkemizin sahip olduğu yer altı ve yer üstü kaynakları ülkemizde yaşayan her vatandaşımızın ortak hukuku ve ortak çıkarıyla işletilmelidir. Zenginliklerimiz hepimizindir; bir sınıfın veya bir çevrenin tekeline bırakılmamalıdır.

 

25. Yeni Anayasa ile yargıda çift başlılığa sebep olan ve askeri komuta zinciri içerisinde hareket eden asker kişilerin objektif ve tarafsız yargılanmalarına engel teşkil eden Askeri Mahkemeler, Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemeleri kaldırılmalıdır. Yargı birliğine mani olan ve hâkimlik teminatına aykırı bu mahkemeler tamamen sivil bir yapılanma içinde suçun mahiyetine göre adli ve idari yargı içinde konumlandırılmalı, ülkede yargı birliği tesis edilmeli, hiçbir meslek mensubunun kendine özgü yargı mercii ve yargılama usulü bulunmamalıdır.

 


Paylaş :

Yorumlar

Misafir: (ahmet Yıldız) - 05.01.2012

Yetersiz, iyi düşünülmemiş ve sorunlu teklifler var. 1-Tevhidi tedrisat benimseniyor.(İlk ve ortaöğretim kurumları ayrım yapılmaksızın Milli Eğitim Bakanlığının denetiminde olmalıdır.) 2-Din hürriyetiyle ilgili istekler kapalı 3-Diyanetle ve devletin dinle ilişkisine dair hiçbir şey söylenmemiş. 4-Siyasi ve dini vb. örgütlenme haklarına dair hiçbir istekte bulunulmamış


ahmet menek - 05.01.2012

Bu önerme, bazı noktalarda eksiklikler göstersede, genel olarak dikkate değer bir çerçevedir ve dikkate alınmalıdır.bu çerçeve dikkatleri çekecek şekilde gerekli mercilere mutlaka ulaştırılmalıdır..


Misafir: (Bilal AKVERDİ) - 07.01.2012

bu yasa teklifine bir madde daha eklemek gerektiğini düşünüyorum: ek1. din emniyeti gereği herkesin kendi inancına göre yaşaması hukuk karşısında herkesin kendi inancına göre muamele görmesinin sağlanması. ben müslümanım ve islamın hükümlerine göre yargılanmak istiyorum. diğeride hıristiyandır oda kendi inancına göre. ancak buşekilde din ve vicdan emniyeti hayatta karşılığını bulacaktır.


Misafir: (ÖZKAN SOYLUOĞLU) - 08.01.2012

toplumsal mutabakata bağlı olmayan çağın gereksinimlerini karşılamaktan uzak,geleçek çağın insanlarınında bu bu sözleşme ile yaşamlarını devam ettirme arzusu.değiştirilemez veya değiştirilmesi teklif dahi edilemez denilen maddelerin böyle bir toplumsal sözleşmede yer alması asla mümkün olmamalıdır.2-toplumsal mutabakata bağlı,çoğulcu katılımı sağlayan çağın gereksinimlerini karşılayan türkiyede yaşayan herkesi kuşatan bir sözleşme olmalıdır.3-deleti koruyan değil bireyi koruyan bir çerçeve sözleşme olmalıdır.4-bireyin hak ve özgürlüğünü koruyan ve teminat altına alan bir sözleşme olmalıdır.5-hiç kimsenin özgürlüğü ve talepleri diğerinin özgürlüğünü kısıtlamamalıdır.6-türküyede yaşayan bütün vatandaşların anlayacağı bir dilde sade ve öz bir dil kullanılmalı ucu acık söylemler kullanılmalıdır.7-yargı bağamsızlığı sağlanmalı,yargıda görev yapanların secimi ile atamalar gerçekleştirilmeli.8-bütün etnik guruplar toplumsal söleşmede ifade edileli.adetleri ve geleneklerinin yaşanması ve ifade edilesinde her hangi bir engel cıkartılmamalı9-isteyen herkes kendi dilinde eğitim almalı dilini kullanmalı,inancını yaşamalı devlet bunları korumak anlamında her türlü tedbiri almalıdır.


Misafir: (Mustafa Sezgin) - 10.01.2012

1- Yeni anayasa mümkün olduğunca öz ve genel hükümler içermelidir. 2-Kişilere, ideolojilere ve kurumlara dönük dokunulmazlıklar olmamalıdır. 3-Başlangıçta ülkedeki tüm farklılıkların bir zenginlik vesilesi olarak kabul edildiği açıkça belirtilmelidir. 4- İnsan haklarını ve onurunu korumayı esas almalıdır. Düşünce, ifade, inanç ve kılık kıyafet özgürlüğünün önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Bunların en temel insani haklardan olduğu, devletin veya hiçbir gücün bireyin inanç ve dini yaşayışına müdahale edemeyeceği vurgulanmalıdır. Bu hakların ve özgürlüklerin kullanımı çalışma ve sosyal hayatta hiçbir hak kaybına yol açmamalıdır. 5-Sivil toplum örgütlerinin ve siyasi partilerin önündeki tüm ideolojik engeller kaldırılmalıdır. Siyasi partilerin kuruluş ve programlarında kısıtlayıcı hiçbir hüküm olmamalıdır. Düzenleyici hükümler sadece güvenlik açısından yapılmalıdır. 6-Din hizmetleri ve eğitiminde Diyanet İşleri başkanlığı düzenleyici ve denetleyici üst bir pozisyonda olmalıdır.İsteyen din ve mezhep, tarikat cemaat ayrı olarak bu hizmetleri yürütebilmelidir. 7-Hiçbir etnik topluluğa atıf yapılmamalıdır.. Tüm toplumsal grupları kuşatan bir dil kullanılmalıdır. 8- Herkes kültürel, bilimsel, dini ve sanatsal faaliyetlerinde anadilini kullanma, anadilinde eğitim, öğrenim ve kamu hizmeti görme hakkına sahip olmalıdır. Resmi dil Türkçe olarak belirlenebilir. Ama diğer dillerin de resmi düzlemde kullanılabilirliği kabul edilmeli ve yerel dillerde eğitim ve yazışmanın önü açılmalıdır. Eğitim ve öğretim kurumlarında ikinci dil olarak Kürtçe, Boşnakça, Çerkezce gibi dillerin öğretimi mümkün olabilmelidir. 9- Devlet sadece eğitimin genel ilke ve standartlarını koymalıdır. Tevhid-i tedrisat olmamalıdır. İsteyen herkes çocuğuna istediği eğitimi istediği araçlarla verebilmelidir. Bununla ilgili kurumlar açabilmelidir. 10-Askerin sivil hayata her türlü müdahalesinin önlenmesi sağlanmalıdır.


Misafir: (nurhan baran) - 08.02.2012

1.Yargının kesinlikle siyasi erketen uzak olması gerekir. 2. Hakim ve savcı olacak kişilerin bu makamlara uygun olacak kişiler olmalı. 3. Tutukluluk süreli kısa tutulmalı. 4. Vatandaşların anadillerinde sorgulanacakları mahkemeler kurulmalı. 5. Suç ve ceza ilişkileri dikkatle incelenmeli


Misafir: (Erkam Cengil) - 05.03.2012

Çoklu Hukuk sistemi uygulanabilmeli. Eğitimde Kur'an / din ağırlıklı eğitim seçenekleri bulunmalı. Ya da alternatif eğitim kurumlarının faaliyetlerine müsaade edilmeli.


Misafir: (Sedat Tomlalı) - 29.04.2012

Dünya devletlerinde makbul olan ve demokrasinin beşiği olarak kabul edilen batılı devlet anayasaların insanoğlunun ulaştığı en ideal hukuk normları olduğu genel bir kabul olmakla birlikte gerek tarihimizde gerekse İslam dininde devlet idaresinde yer alan insanların kendi hukuklarını seçebilme imkanı mevcut tüm anayasal düzenlemelerin üstünde haklar sağlamakta. Bu nedenle yeni anayasamızda buna imkan sağlayan düzenlemeler getirilerek, medeni hukuk veya İslam Hukuku gibi insanların kendilerine uygulanmasını istedikleri hukuk sistemini seçebilme özgürlüklerine kavuşturulmaları anayasamızı benzersiz bir şekilde mevcut sistemlerin fevkine çıkaracaktır. Ben kendi hukuk sistemimi seçmek ve İslam Hukukuna göre hakkımı ve hukukumu belirlemek isterim.





 

 

Diğer Haberler

Tüm Haberler »

 

Anketler

Anket 1

Web sayfamızın tasarımını nasıl buldunuz?

  • Gönder