http://images.socialpano.com/

“Akif’in İzinde Yakın Tarihimiz (1873-1936)” Çıktı!

Yusuf Tosun ile Hüseyin Özhazar’ın kaleme aldığı “Akif'in İzinde Yakın Tarihimiz (1873-1936)” adlı eser Tire Kitap tarafından yayımlanarak raflardaki yerini aldı.7.08.2017 11:19

Yusuf Tosun ve Hüseyin Özhazar’ın birlikte kaleme aldığı “Akif’in İzinde Yakın Tarihimiz (1873-1936)” adlı eser okuyucuyla buluştu.

372 sayfadan müteşekkil eser dört ana bölümden oluşuyor.

Kitabın 1. bölümünde Akif’in dünyası, 2. bölümde Akif’in mücadelesi, 3. bölümde Akif’in hicreti, 4. bölümde ise Akif’in bıraktığı iz anlatılıyor.

Kitabın önsözü:

İslam Şairi Mehmet Akif Ersoy’un hayatıyla ilgili pek çok eser kaleme alınmış ve alınmaktadır. Hayatının tamamını ele alan eserler olduğu gibi belli bir dönemine, sanat ve edebiyat alanına yoğunlaşan çalışmalar da bulunmaktadır. Kuşkusuz her bir eserin kendine göre bir önemi ve Akif’in anlaşılmasına yönelik bir katkısı söz konusudur. Bununla birlikte Akif’in bütünüyle anlaşılabilmesi, ancak içinde bulunduğu zaman (dönem) ve mekân boyutu çerçevesinde değerlendirilmesine bağlıdır.

Çünkü her insan, yaşadığı toplumun ve zamanın çocuğudur. Yaşadığı toplumun hissiyatına tercüman olmuş ve topluma yön vermiş her önemli şahsiyet için de aynı durum geçerlidir. Çünkü bu kişiler bir yönüyle içinde yaşadıkları zamanın ve toplumun niteliklerini taşırken diğer yönüyle kendi zamanlarına ve toplumlarına seslenirler. Ortaya koydukları eserlerin muhatabı genelde kendi toplumlarıdır.

Akif, dünyanın en uzun ömürlü devletlerinden birinin yıkılmaya yüz tuttuğu son döneminde yaşamıştır. Osmanlı Devleti, ihtişamlı günlerini geride bırakmış, askerî yenilgiler neticesinde sürekli geri çekilme içerisine girmiş, medeniyet denilen canavarın sırtlanlar gibi dört bir koldan saldırısına maruz kalmış, özellikle II. Meşrutiyet’ten sonra savaştan savaşa koşmuştur. Dolayısıyla ağır yenilgilerin bıraktığı derin yaraların acısını Mehmet Akif de herkes gibi tatmıştır. Toplumun içinde bulunduğu sıkıntıları her bir hücresine kadar hissetmiştir.

Bununla birlikte Akif’i anlamayı mümkün kılacak bir başka parametre de İslam’dır. Mehmet Akif’e göre İslam; hayatın anlamı, tutulacak tek doğru yol ve insanı mutluluğa taşıyacak ilkeler bütünüdür. Mehmet Akif’in bütün hayatının, mücadelesinin ve yazdığı şiirlerin ruhunu İslam oluşturmaktadır. Bu sebeple Akif’in neyi niçin yaptığını, neyi nasıl anladığını belirleyebilmek için bu temel parametrenin göz önünde bulundurulması gerekir. Aksi takdirde ne sürgüne gidişi ne yokluklar içerisindeki mücadelesi ne de şiirlerinden fışkıran o ruh anlaşılabilir.

Kısaca Akif, mekân boyutunda Osmanlı’nın içinde bulunduğu koşullarla, zaman boyutunda da İslam’la şekillenmiş bir şahsiyettir. Bu çalışma, bu iki parametre ışığında ortaya konuldu ve Akif’in hayatının her bir dönemi, söz konusu arka plan çerçevesinde değerlendirildi. Bu sebeple Mehmet Akif’in eğitim hayatına dair bilgiler verilirken Osmanlı’nın içinde bulunduğu sıkıntılı koşullara da değinildi, Millî Mücadele’de ifa ettiği görevlerden bahsedilirken zamanın atmosferi de betimlendi veya Mısır’a sürgüne gitmesinden bahsedilirken onu sürgüne zorlayan Tek Parti Türkiye’sinin şartları da resmedildi.

Böylece Akif’in sadece kişisel biyografisiyle yetinilmemiş, bilakis onun şahsında ve onun üzerinden bir dönemin anlatısı da yapılmış oldu. Bu sayede mikro ve makro tarih anlatımlarının sakıncalarından uzaklaşılmış ve ortaya daha bütüncül ve kapsamlı bir hayat hikâyesi konulmuştur.


Paylaş :


 

 

Diğer Haberler

Tüm Haberler »

 

Anketler

Anket 1

Web sayfamızın tasarımını nasıl buldunuz?

  • Gönder